Dolar
45,5982
0,03%
Euro
52,943
0,10%
Sterlin
61,1634
0,08%
Bitcoin
3.525.942
0,47%
BİST-100
13.978,86
-0,36%
Gram Altın
6.592,608
0,36%
Gümüş
75,49
2,49%
Faiz
43,63
0,30%

A milli futbol takımı dünya kupası için ABD yolunda, yasa dışı bahis krizi ise kapıda

Dünya Kupası sonrası ortalığı büyük bir toz bulutu sararsa, operasyonlar peş peşe gelirse, futbolcusundan yöneticisine kadar birçok isim yasa dışı bahis soruşturması kapsamında savcı karşısına çıkarsa, hatta küme düşme hattı bile yeniden tartışmaya açılırsa şaşırmayın. Bir tek şey değişmez: Şampiyon. Bunları ben söylemiyorum. Önüme düşen puzzle parçaları söylüyor

20.05.2026 10:51Güncelleme: 20.05.2026 10:59
A milli futbol takımı dünya kupası için ABD yolunda, yasa dışı bahis krizi ise kapıda
16px
32px

Toygun ATİLLA 

Oldum olası bulmaca çözmeyi, parçaları birleştirmeyi, ilk bakışta birbirinden bağımsız gibi görünen detayların aslında aynı hikayenin parçaları olduğunu keşfetmeyi severim. Belki bu yüzdendir polisiye romanlara, gerilim filmlerine ilgi duymam da... Belki de yıllarca polis-adliye muhabirliğinin refleksidir tüm bunlar... 

Gerçek hayatta hiçbir büyük dosya bir anda ortaya çıkmaz. Önce küçük bir cümle, sonra bir fotoğraf, bir ziyaret, bir manşet, bir iddia, bir operasyon...

Günün sonunda da o dağınık parçalar birleşmeye başlar.

ÖNÜME DÜŞEN PUZZLE PARÇALARI

Türk futbolunda da tam olarak bunları hissediyorum. Önüme sürekli puzzle parçaları düşüyor. 

İlk parça İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Osman Sağlam'ın açıklamasıydı. "Dünya Kupası süreci ve liglerin devam etmesi nedeniyle operasyonlara ara verildi" diyordu özetle... 

Bu cümle aslında çok ağırdı. Türkiye'de ilk kez bir savcılık makamı, futbol ekonomisinin büyüklüğünü ve yaratacağı sarsıntıya rağmen böylesine bir mesaj veriyordu. Bu bile bence tek başına meselenin boyutunu anlatmaya yeterdi. 

Sonra yasa dışı bahis operasyonları geldi. İş artık sosyal medya fenomenleri, üçüncü sınıf bahisçiler düzeyinde değildi. Medya figürleri, futbol dünyası, kulüp ilişkileri, para trafikleri konuşulmaya başlandı. Rasim Ozan'ın tutuklanmasını o yüzden sıradan bir üçüncü sayfa haberi gibi okumadım. 

Türkiye bu tutuklanmayı konuşurken, bir puzzle parçası daha düştü masama... 

Kayserispor "Lig bu hali ile tescil edilmemeli" diye bir çıkış yaptı, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'yi ziyaret etti. 

Arkasından TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu ile UEFA Başkanı Aleksander Ceferin'in Boğaz pozu düştü haberlere. 

Bugün ise puzzlenin son parçası benim için Türkiye gazetesinde Tahir Kum imzası ile yayınlanan manşet haberle tamamlandı. 

"Rakip takıma bahis oynayan yönetici eğer tespit edilirse bu şike kapsamında değerlendirilecek" diyordu haber özetle... 

Milyarlarca dolarlık bahis ekonomisi içinde oynanan futbolun karanlık yüzü ile Türkiye belki de yüzleşmeye hazırlanıyordu.

FUTBOL EKONOMİSİ GÜVEN ÜZERİNE KURULU

Futbol ekonomisi normal şartlarda güven üzerine kuruludur. Seyirci takımına, sponsor markaya, yayıncı sisteme, yatırımcı ligin itibarına güvenir. 

Güven çöktüğünde ekonomi de çöker. 

Bugün milyarlarca dolarlık futbol endüstrisinde yalnızca futbol kalitesi değil sistem güveni de değer üretiyor. 

Türkiye'de mi ? 

Kaos, şüphe, kriz, bitmeyen hakem tartışmaları, kulüp savaşları, siyaset gölgesi...

Şimdilerde ise  bahis şüphesi...

Beni asıl ürküten ise henüz dosyanın tamamını görmemiş olmamız. Şu an yalnızca parçaları birleştiriyoruz. Parçalar birleşmeye başladığında ise ortaya çıkacak tablo Türk futbol tarihinin en büyük meşruiyet krizlerinden biri olabilir. 

Bütün bunların ortasında ise biz Dünya Kupası'na gidiyoruz. 

Ha onu da soracak olursanız, Trabzonspor Kulüp Başkanlığı döneminde hakemleri soyunma odasına kilitleyen ve yönetim kurulu üyelerinin kimisi kamuoyunda çokça tartışılan bir Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu ile ABD'ye Dünya Kupasına gidiyoruz.

patronlardunyasi.com