Dolar
45,8963
0,03%
Euro
53,4888
0,06%
Sterlin
61,7293
0,05%
Bitcoin
3.363.144
-0,80%
BİST-100
13.662,75
-1,64%
Gram Altın
6.705,462
1,11%
Gümüş
75,37
-0,39%
Faiz
43,74
0,00%

Dört asırlık Kandilli Camii bayramda yeniden ibadete açıldı

İstanbul Boğazı’nın tarihî silüetinin en zarif yapılarından biri olan Kandilli Camii, yaklaşık iki yıl süren kapsamlı restorasyonun ardından Kurban Bayramı’nda yeniden cemaatiyle buluştu. Tarihi mihrabındaki orijinal çinilerden taç kapısında hat yazısına kadar her detayı özgün tekniklerle yenilenen tarihî mabet, dört asırlık hafızasını geleceğe taşıyor.

29.05.2026 08:56Güncelleme: 29.05.2026 08:58
Dört asırlık Kandilli Camii bayramda yeniden ibadete açıldı
16px
32px

İstanbul Boğazı’nın tarihî ve kültürel hafızasında özel bir yere sahip olan Kandilli Camii, Vakıflar Genel Müdürlüğü ve Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu’nun denetimi ve talimatları altında, 2024 yılında başlatılan restorasyon çalışmalarının tamamlanmasının ardından Kurban Bayramı’nda yeniden ibadete açıldı. 1751 yılında Sultan 1. Mahmud tarafından inşa ettirilen, tarihi dört asır öncesine uzanan mabet, iki yıllık titiz bir çalışmanın sonunda özgün görünümüne kavuşarak cemaatine kavuştu.

Boğaz kıyısındaki konumu nedeniyle 19. ve 20. yüzyıl başlarındaki yangın ve patlamalardan etkilenen ahşap yapı, 1916 yılındaki büyük yangında tamamen kül oldu. Cami, 1929–1931 yılları arasında Vakıflar İdaresi tarafından yeniden inşa edildi. Cephe düzenlemeleriyle Birinci Ulusal Mimarlık Akımı’nın (Millî Mimari Rönesansı) izlerini taşıyan yapı, ahşap çatılı ve kâgir kurgusuyla Boğaz hattının karakteristik dinî mimarisinin nadir örnekleri arasında yer alıyor.

ASLINA UYGUN ŞEKİLDE ORTAYA ÇIKARILDI

2024’te başlayan çalışmalarda önce caminin mevcut durumuna ilişkin ayrıntılı araştırmalar yapıldı ve rölöve çizimleri hazırlandı. Ardından ahşap ögeler, çıtakari tavan süslemeleri, kalemişleri ve çini detaylar özgün dokuya uygun biçimde elden geçirildi. Çalışmalar kapsamında çıtakari tavan restorasyonu yaklaşık üç ay, kalemişi raspası iki ay, sıva raspası 45 gün, yapının güçlendirilmesi yaklaşık üç ay ve sıva restorasyonu ise 75 gün sürdü. Kalemiş süslemeleri, renk raspasıyla özgün rengine ulaşılarak aslına uygun şekilde yeniden ortaya çıkarıldı.

MİHRAP ÇİNİLERİ 1600’LERİN TEKNİĞİYLE ÜRETİLDİ

Caminin en dikkat çekici bölümü olan mihrapta, her iki yanda yer alan vazo motifli çinilerin Tekfur Sarayı üretimi olduğu ve 18. yüzyıl Osmanlı çini üslubunu yansıttığı belirtiliyor. Üst bölümdeki İznik çinilerinin ise 1961 yılında, Yemen Fatihi Sinan Paşa’nın Okmeydanı’ndaki bir mescidinden buraya nakledildiği kaynaklarda aktarılıyor. Mihrabın bir örneği Tekfur Sarayında hala muhafaza ediliyor. Mihraptaki kitabede Âl-i İmrân Suresi’nin 37. ayetine yer alıyor.

Restorasyon sırasında, mihrabın çini panolarında bazı bölümlerin geçmişte söküldüğü ve yerlerine cam takıldığı tespit edildi. Eksik karolar, 1600’lü yılların geleneksel üretim tekniklerine uygun olarak atölye fırınlarında yeniden üretilerek özgün yerlerine montajlandı; mevcut çinilerde ise geleneksel kalemişi tamamlama uygulamaları yapıldı.

Caminin minare alemleri ile minber üzerindeki bakır bölümlerde geleneksel yöntemlerle altın varak uygulamaları gerçekleştirildi. Mihraptaki hat yazısı ile cami girişindeki taç kapı yazılarının hazırlanması hattatlar Davut Bektaş ve Ali Toy tarafından üstlenildi. Taç kapıya, hattat Davut Bektaş imzasıyla Bakara suresi’nin 127. Ayeti işlendi. Restorasyon sırasında cami avlusunda ve girişindeki işgaller kaldırıldı ve çevre duvarıyla camii güvene alındı. Aynı zamanda camii de eksik olan abdesthane ve şadırvan da avluda inşa edildi.

patronlardunyasi.com

benzer haberler
Karahantepe Ören Yeri’nde Geleceğe Miras projesi kapsamında üst örtü ve çevre düzenleme çalışmaları hız kesmeden devam ediyor
Karahantepe Ören Yeri’nde Geleceğe Miras projesi kapsamında üst örtü ve çevre düzenleme çalışmaları hız kesmeden devam ediyor