Merve Arkas'ın Toskana'daki yatırımının hemen yakınlarında, İtalya tarihinin en büyük şarap soygunu gerçekleştirildi
İtalya'nın dünyaca ünlü Toskana bölgesi, üzüm bağları, tarihi şatoları ve milyonlarca euroluk şaraplarıyla tanınıyor. Ancak bu kez bölgeden gelen haber, romantik bağ manzaralarından değil, profesyonel bir hırsızlık operasyonundan… İtalya'nın köklü şarap üreticilerinden Marchesi Antinori'nin Toskana'daki deposuna giren hırsızlar, 5,8 milyon dolar değerinde yaklaşık 30 bin şişe şarabı alıp kayıplara karıştı. Ünlü Türk patron Merve Arkas da önceki gün, hırsızlığın gerçekleştirildiği yere 15 kilometre uzaklıktaki yatırımlarını denetlemişti.

Burak ARTUNER
İtalya'nın köklü şarap üreticilerinden Marchesi Antinori'nin Toskana'daki deposuna giren hırsızlar, yaklaşık 30 bin şişe şarabı alıp kayıplara karıştı. Çalınan şarapların değerinin 5 milyon euro, yani yaklaşık 5,8 milyon dolar olduğu belirtiliyor. Hedefte sıradan şaraplar yoktu. İtalya'nın en prestijli etiketleri arasında gösterilen Solaia, Tignanello ve Guado al Tasso da çalınan şaraplar arasındaydı. Üstelik operasyonun ayrıntıları, olayın basit bir depo hırsızlığından daha çok profesyonel bir soygun olduğunu düşündürüyor.

ALARMLARI DEVRE DIŞI BIRAKIP İKİ KAMYONLA GELDİLER
İtalyan basınında yer alan bilgilere göre, yüzleri maskeli yedi kişi, Antinori'nin Toskana'daki Cortona deposuna girdi. Güvenlik kameralarının görüntülerine göre şüpheliler alarm sistemlerini devre dışı bıraktı ve binlerce şişe şarabı iki kamyona yükleyerek götürdü. Hırsızlığın zamanlaması da dikkat çekiciydi. Şaraplar, yurt dışındaki distribütörlere gönderilmek üzere hazırlanmıştı. Böylece yüksek değerli ürünlerin büyük miktarlarda depodan çıkarılması kolaylaştı.

Soyulan Antoroni ailesi.
SORUŞTURMA SÜRÜYOR
Şirket, müşterilerini resmî satış kanalları dışındaki tekliflere karşı uyardı. İtalyan polisi ise olayla ilgili soruşturma yürütüyor. Antinori yöneticisi Renzo Cotarella'nın karşı karşıya kaldığı tablo, şarap dünyasında yeni bir güvenlik tartışmasını da beraberinde getirdi...Yıllandırıldıkça değeri artan, koleksiyoncuların peşinden koştuğu şaraplar artık organize hırsızlık çetelerinin de hedefinde.

TOSKANA'DA BİR TÜRK YATIRIMI
Arkas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Lucien Arkas ve Monreve Group Yönetim Kurulu Başkanı Merve Arkas da Türkiye'deki bağcılık deneyimlerini Toscana'ya taşımıştı.
Monreve Group'un Montepulciano'da yaklaşık 1.000 dönümlük arazi üzerinde geliştirdiği Monreve Toscana projesi, yalnızca bir üzüm bağı yatırımı değil. Projede tarihi villaların restore edilmesi, şarap kültürünün geliştirilmesi ve lüks konaklama deneyiminin doğayla birleştirilmesi hedefleniyor. Arazi üzerinde 16'ncı yüzyıldan kalma tarihi yapıların bulunması da projeye farklı bir boyut kazandırıyor. Amaç, Toskana'nın tarihini, bağcılık geleneğini ve gastronomisini aynı çatı altında buluşturmak.

İZMİR'DEN TOSKANA'YA UZANAN BAĞCILIK HİKÂYESİ
Lucien ve Merve Arkas çiftinin şarapçılık hikâyesi aslında İtalya'dan önce İzmir'de başlamıştı. Çiftin Torbalı'da yaklaşık 1.168 dönümlük üzüm bağı bulunuyor. Burada geliştirilen bağcılık ve şarap üretimi deneyimi, şimdi uluslararası bir yatırımın temelini oluşturuyor. Merve Arkas'ın Toskana'daki yatırımı, Monreve Group'un yurt dışına açılma stratejisinin de önemli bir parçası.

ÖNCEKİ GÜN ORADAYDI
Hatta Merve Arkas önceki gün projesi için Toskana'daydı ve projesini yürüten isimlerle beraber fotoğraflarını da paylaşmış ve projesiyle ilgili de şu mesajı vermişti; "Montepulciano’nun tarihi ve doğal mirası içinde şekillenen projemizin mimari, restorasyon, bağcılık ve gastronomi alanlarındaki çalışmalarını yerinde değerlendirme fırsatı bulduk. Henüz yapım ve geliştirme aşamasında olan bu özel projenin her detayında geçmişin izlerini korurken geleceğe kalıcı bir değer bırakmayı hedefliyorum. Bir fikrin adım adım gerçeğe dönüşmesine tanıklık etmek, bu yolculuğun en heyecan verici yanı…"

SOYULAN YER 15 KİLOMETRE UZAĞINDA
Bir tarafta İtalya'nın yüzyıllara dayanan şarap üretim geleneğini temsil eden Antinori, diğer tarafta Türkiye'deki bağcılık deneyimini Avrupa'ya taşıyan Arkas ailesi… İki hikâyenin ortak noktası Toskana'ydı.
Biraz araştırıyorum, soyulan yer ile Merve Arkas'ın yatırımının bulunduğu bölge arasında yaklaşık 15 kilometre var.

ŞARAP ARTIK SADECE ŞARAP DEĞİL
Toskana'da yaşanan hırsızlık, şarabın yalnızca sofraya konulan bir içecek olmadığını bir kez daha hatırlattı. Bazı şişeler yüzlerce eurodan satılırken nadir rekolteler binlerce euroya ulaşabiliyor. Üretiminden yıllandırılmasına, markasından saklama koşullarına kadar pek çok unsur, şarabı uluslararası ölçekte değerli bir ticari ürüne dönüştürüyor. Bu nedenle 30 bin şişelik hırsızlık, yalnızca bir üreticinin uğradığı maddi kayıp değil. Aynı zamanda şarap ticaretinin lojistik, güvenlik ve dağıtım zincirinin ne kadar hassas olduğunu gösteren bir olay. Ayrıca İtalya tarihinin de en büyük şarap hırsızlığı olarak kayıtlara geçti.

MERVE ARKAS BÜYÜK ÖNEM VERİYOR
Merve Arkas ve Lucien Arkas'ın Toskana'daki yatırımı da bu büyük pazarın başka bir boyutunu temsil ediyor: Şarap üretimini tarih, gastronomi, sanat ve turizmle birleştirmek.
Toskana'nın üzüm bağlarında bir yanda milyonlarca dolarlık hırsızlığın yarattığı şok, diğer yanda yeni bir yatırımın heyecanı var. Belli ki Toskana'da şarap yalnızca kadehlere değil, büyük yatırım planlarına ve artık organize suç dosyalarına da konu oluyor. O yüzden Arkas çiftinin de projelerini korumak için gerekli önlemleri alması gerektiği uyarısını da yapmış olalım... Çünkü Toskana'daki yatırımlarının hemen yakınlarında son derece profesyonel hırsızlar cirit atıyor.
patronlardunyasi.com















