Dolar
45,1871
0,05%
Euro
52,9971
0,08%
Sterlin
61,4215
-0,18%
Bitcoin
3.556.453
3,03%
BİST-100
14.442,56
0,92%
Gram Altın
6.704,935
-0,10%
Gümüş
75,43
2,24%
Faiz
41,22
0,00%

Uçmaya çalışan ilk Türk, Hezarfen'den yaklaşık 5 asır, günümüzden ise 864 yıl önce yani 1162'de sahaya çıkmıştı

Uluslararası Savunma Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı SAHA 2026 salı günü İstanbul'da kapılarını açacak. Savunma Sanayi ve bilhassa havacılıkta ulaştığımız nokta bu fuarla dünyanın da dikkatine sunulacak. Bu bana bundan 864 yıl önce isimsiz bir Türk kahramanın uçuş çabasını hatırlattı. 'İsimsiz Türk'ün tarihlerde pek bilinmeyen uçuşunun öyküsünü yazmak istedim...

03.05.2026 10:17Güncelleme: 03.05.2026 10:25
Uçmaya çalışan ilk Türk, Hezarfen'den yaklaşık 5 asır, günümüzden ise 864 yıl önce yani 1162'de sahaya çıkmıştı
16px
32px

Burak ARTUNER 

Uçmaya çalışan ilk Türk, Hezarfen'den yaklaşık 5 asır, günümüzden ise 864 yıl önce yani 1162'de sahaya çıkmıştı. Hezarfen Ahmed Çelebi'yi, yani 17. asırda Galata Kulesi'nden Üsküdar'daki Doğancılar Meydanı'na indiği söylenen ilk kanat takıp uçan insanı hepimiz biliriz. Ama ilk uçuş denemesi, Hezarfen'den tam beş asır önce yapılmıştı. 

İnsanlar gökyüzünde özgürce kanat çırpan kuşlara imrenerek, daha eskiçağlardan itibaren sayısız uçuş denemeleri gerçekleştirdiler. Kimi başarılı, kimisi de kahramanının ölümü üzerine başarısızlığa uğradı ama bütün bu uğraşlar boşuna değildi, insanoğlunun uzaya varan yolculuğunda birer kilometre taşı oldular .

İmparator I. Manuel Komnenos’un Zafer Alayıyla Konstantinopolis'e yani İstanbul'a girişini gösteren bir resim.

Türkiye Selçukluları Hükümdarı Sultan İkinci Kılıç Arslan, 1162 yılında, Bizans İmparatoru Manuel ile görüşmek için gelip üç ay kadar kaldığı İstanbul'da göz kamaştıran tören ve gösterilerle ağırlanıyordu. Bu törenler sırasında bir gün, Kılıç Arslan'ın da büyük ilgiyle takip ettiği at yarışlarının yapıldığı alanda bir Türk, seyirci sıralarının üstünde yükselen kalın ve yüksek bir sütunun üzerine tırmandı. Once onun bir canbaz olduğunu düşünen kalabalık seyirci topluluğunun meraklı bakışları arasında, stadyum üzerinde uçacağını ilan etti. Adı hakkında bugün hiçbir bilgiye sahip olmadığımız bu yüzden 'İsimsiz Türk' diye nitelendirdiğim bu kişi, içinden geçirilmiş çemberlerle şişirilmiş son derece geniş ve uzun bir elbise giymişti. Elbisesinin bol kıvrımlarını rüzgârla doldurarak uçmayı planlıyordu.

İmparator I. Manuel Komnenos ve karısı Antakyalı Irene’i gösteren bir resim.

SEYİRCİ 'ATLA' DİYE TUTTURDU

Hükümdarın da hazır bulunduğu büyük bir tören sırasında böyle bir gösteriye teşebbüs ettiğine göre, mutlak surette önceden başarılı denemeler yapmıştı. Şimdi, sütunun üzerinde sağa sola dönerek rüzgârı yakalamaya çalışıyordu. Ancak Türk olmasından dolayı, seyirciler tarafından bir an önce harekete geçmeye zorlanıyordu.  “Haydi uç”, “Haydi yelkeni aç”, “Bizi daha ne kadar bekleteceksin", “Rüzgârı daha ne zamana kadar ölçeceksin” diye bağırıyorlardı. İmparatorun kendisine bu işten vazgeçmesi için haber göndermesine rağmen, 'İsimsiz Türk' geri adım atmadı ve aşağı inmedi. Sultan Kılıç Arslan, kendi milletine mensup göstericinin başarılı olmasını umuyor, aksi takdirde zor durumda kalacağından endişe duyarak, dişleri kenetli ve akıntıdan kan ter içinde kalmış bir halde olayı seyrediyorlardı. 

İkinci Kılıç Arslan'ın temsili bir resmi.

ACELE EDİNCE DÜŞTÜ 

Büyük bir dikkatle rüzgarı yoklayan 'İsimsiz Türk' ise, seyircilerin hakarete varan alaylı tezahüratları karşısında rüzgar yeterince kuvvetli esmediği halde, harekete geçmek zorunda kaldı. Elbisesinin kıvrımları rüzgar alıp biraz şişince, kollarını öne doğru uzatıp kanat gibi çırparak kendisini boşluğa bıraktı. Elbisesini bir paraşüt gibi tasarlamıştı ancak gereği kadar şişmediği için maalesef düşmekten kurtulamadı. Yanına gidildiğinde hayatını kaybettiği belirlendi. 

KILIÇ ARSLAN'DAN İMPARATOR'A UYARI 

İstanbul'daki bu başarısız uçuş denemesi, Bizanslıları sevindirmişti. Bizanslılar, İkinci Kılıç Arslan'ın maiyetindeki Türkleri bu vesileyle alaya almaya başlamışlardı. Bu olup bitenlerden İmparator Manuel'in de gizli bir memnuniyet duyduğu anlaşılınca Sultan Kılıç Arslan son derece gücenip İmparator'u uyarmak zorunda kaldı. İmparator da  bu tür küstahlıklara mani olacağı vaadinde bulundu

İsmi ve hayatı hakkında hiçbir bilgiye sahip olmadığımız bu öncü havacımız hakkında doğru dürüst hiçbir bilgi yoktur. 

Bu bilgileri nereden buldun diyecek olursanız, o dönemin tarihçilerinden Bizanslı Niketas Khoniates'in Historia yani 'Tarih' adlı eseri incelenebilir. 

Tarihçi Niketas'ın bu eseri, Türk Tarih Kurumu Yayınları'ndan Fikret Işıltan'ın çevirisiyle 1995 yılında basılmıştır. 

İyi pazarlar.

patronlardunyasi.com

editörün seçtikleri