Vakti zamanında seyahat etmek, günümüzün aksine bazen aylar sürebilen meşakkatli bir işti. Farklı coğrafyalara farklı maksatlarla yapılan yolculuklar; resimler, kitaplar ve sıra dışı nesnelere de fazlasıyla ilham kaynağı oluyordu. Yolculuk, “ars apodemica” yani seyahat sanatına dönüşüyordu. Batılıların Osmanlı İmparatorluğu’na merakla yaptığı seyahatler ise hayranlıkla neticeleniyordu. Mesela De Amicis, İstanbul’a yaklaşırken gördüğü manzarayı “insanlık tarihinin en büyük gösterilerinden biri” olarak ifade ediyordu.
NADİR ESERLER BİR ARADA
İşte eski zamanlarda Osmanlı toprakları üzerinde yapılan seyahatlerin izlerini taşıyan eser ve nesneler, Beyoğlu’ndaki Meşher’de açılan dikkat çekici bir sergiyle günümüze taşınıyor. 15. asırdan 20. asra kadar uzanan yolculuklardan doğan eserler “Seyahat Sanatı” adlı sergide bir araya geliyor. Sergide Sadberk Hanım Müzesi ve Ömer Koç koleksiyonlarından seçilen 300 nadir eser görülebiliyor.
Serginin merkezinde yolculukların kaydedildiği seyahatname kitapları var. Bunların yanı sıra devrinin atmosferini gözler önüne seren enteresan resimler ve Osmanlı coğrafyasından tarihî nesneler de yer alıyor. Avrupalı elçilerle birlikte İstanbul’a gelen ressamların yaptığı tasvirler ise Türklerin hem korkulan hem de hayranlık duyulan bir imajı olduğunu gösteriyor.

‘TÜRK ALAYI’NDAN ‘DELÂ’İLÜ’L-HAYRÂT’A
Türkiye gazetesinden Murat Öztekin'in haberine göre, Meşher’de neler yok ki? Venedik’te 1700’lerde yapılmış dört metrelik bir “Türk Alayı” tablosu, Albrecht Dürer’in Hint gergedanını tasvir eden eseri, Osmanlıda Batılı seyyahlara satılan seramikler, bir Osmanlı gemi kandili, dört asırlık Portolan Haritası, içinde Hicaz tasvirleri olan 4 asırlık “Delâ’ilü’l-Hayrât” kitabı, bir Yeniçeri Kevgiri ve çarpıcı Konstantiniyye tabloları… Merak, inanç, diplomasi, savaş, ticaret ve turizm gibi kategorilerin bulunduğu sergide, seyahatlerin kültürler arasında büyük bir etkileşim kaynağı olduğu vurgulanıyor. Dinin de insanları yolculuğa sevk eden en büyük sebeplerden biri olduğu sergideki eserlerden anlaşılıyor. Bu çerçevede Müslümanların hac yolculuğuna dair ortaya çıkan Sürre Alayları’ndan parçalar mühim yer tutuyor.
TÜRKLERE DUYULAN HAYRANLIĞI GÖSTEREN ESERLER
Batılıların zamanında süper güç olan Osmanlı İmparatorluğu’na yaptığı seyahatler, Müslüman Türklere karşı büyük bir hayranlık ve taklide de sebep olmuş. 18. asırda yaygınlaşan ve “Turquerie” olarak anılan bu trend sebebiyle Türk kıyafetleriyle portreler resmedilmiş, kostümlü balolar düzenlenmiş. Osmanlı kültürü, daha ziyade Avrupa’nın elit çevrelerine hitap eden bir modaya dönüşmüş. Hassaten 1721’de Paris’e gönderilen Yirmisekiz Mehmed Çelebi Efendi’nin sefareti bunu güçlendirmiş. Sergide bunları gözler önüne seren kıyafetler ve tablolar yer alıyor. Johann Heinrich Tischbein’in “Türk Giysileri İçinde Bir Hanımefendi Portresi” tablosu da onlardan biri...
patronlardunyasi.com