Kenan GÜRBÜZ
Bodrum Denizciler Derneği, güncel fotoğraflar paylaşarak Erol Aksoy’un sahip olduğu arazisinde kullanım hakkını iki katına çıkardığını, sahile rahat inebilmek için yol açtırdığını, beton döktürüp merdiven yaptırdığını, bölgenin doğal dokusuna ağır müdahalede bulunduğunu ileri sürdü.
Dernek, iş insanına "Bu yollar hangi izinle açılmıştır? Beton uygulamaları için hangi kurum onay vermiştir? Kıyı hattındaki müdahaleler imar ve kıyı mevzuatına uygun mudur?" sorularını yöneltti.

"BODRUM'DA GAYRİMENKULÜM YOK"
Bodrum Denizciler Derneği tarafından yapılan açıklamada adı geçen Show TV'nin de eski sahibi olan ünlü iş insanı Erol Aksoy, muhabirimiz Kenan Gürbüz’e yurt dışından mesaj göndererek kamuoyuna düzeltme talebinde bulundu.

Aksoy, açıklamada kendisiyle ilgili yer alan bilgilerin gerçeği yansıtmadığını belirterek, Bodrum’da herhangi bir gayrimenkulü bulunmadığını ifade etti. İsminin başka bir Erol Aksoy ile karıştırılmış olabileceğini dile getiren Aksoy, haber ve görsel kullanımında hata yapıldığını söyledi.
Erol Aksoy mesajında şu ifadelere yer verdi:
“Kenan Bey, ben Erol Aksoy. İyi günler. Benim Bodrum’da herhangi bir gayrimenkulüm yok. Zannederim Erdal Aksoy’un kardeşi Erol Aksoy ile karıştırdılar. Onların oralarda bir adada bir gayrimenkulü vardı" dedi.

Bodrum Denizciler Derneği Başkanı Tuna Altunkaya ise yanlışlıkla ilgili muhabirimiz Kenan Gürbüz'e şu açıklamayı yaptı:
"Arazi Erol Aksoy’a ait muhtardan teyit ederek bülteni hazırladık. Ancak muhtarımız sağ olsun medya patronu olan Erol Aksoy dediği için biz de yanlışa düştük. Arazi Conrad Otelleri’nin sahibi ve Aksoy İnşaat ve Ticaret A.Ş.’nin kurucusu olan Erol Aksoy’a ait."

Arazinin gerçek sahibinin Conrad Otelleri'nin sahibi Erol Aksoy olduğunu ortaya çıktı.
Dernekten sonra yapılan açıklamada ise şu ifadelere yer verildi:
"Dün tarafımızdan paylaşılan'Bodrum Koyları Sahipsiz Değildir' başlıklı açıklamada yer alan 'Erol Aksoy' ismiyle ilgili kamuoyunda bir karışıklık oluştuğu görülmüştür. Açıklamamızda bahsi geçen kişi;
Otelleri’nin sahibi ve Aksoy İnşaat ve Ticaret A.Ş.’nin kurucusu olan Erol Aksoy’dur.
Bazı basın yayın organları ve sosyal medya paylaşımlarında ise isim benzerliği nedeniyle medya sektöründen tanınan başka bir Erol Aksoy’un fotoğrafı ve geçmiş bilgileri kullanılmıştır.
Tarafımızdan hazırlanan basın açıklamasında herhangi bir fotoğraf, özgeçmiş veya mesleki kimlik bilgisi paylaşılmamış olsa da; oluşan isim karışıklığının fark edilmesinin ardından kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi adına bu açıklamanın yapılması gerekli görülmüştür.
Bodrum kıyılarıyla ilgili çevresel ve kamusal hassasiyetimiz ise aynen devam etmektedir.
Konu;
* kıyıların kamusal kullanımı,
* doğal doku,
* tarihi alanların korunmasıbaşlıklarında takip edilmeye devam edecektir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur."
OLAYIN KAHRAMANI EROL AKSOY PD'YE KONUŞTU
Bodrum Denizciler Derneği'nin açıklamasında ismini verdiği turizmci ve mimar Erol Aksoy da Patronlar Dünyası'na açıklama yaptı. Kargıcak Koyu'ndaki araziyi 42 yıl önce satın aldığını belirten Erol Aksoy şunları söyledi:
"Gerek Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, gerekse Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın üst ölçekli İmar Planlarında "Turizm Merkezi" ve “Turizm Alanı” kullanım alanında yer alan söz konusu arazim etrafında Orman Bakanlığı'nca verilmiş, 165 dönümlük alanda turizm tesisi tahsisim bulunmasına rağmen, Gökova'nın doğasına kitle turizminin uygun olmadığını düşünmem sebebiyle bu tahsisi yatırıma dönüştürmedim. Tahsisli alanı iade ettim.
40 yılı aşkın süredir oralı sayılırım. Zeytin ve meyve ağaçlarımızla ilgileniyoruz. Araziyi satın aldığımda içinde bulunan taş duvarların etkisinde ve devamı niteliğinde, doğa ile bir bütün kullanıyor, doğayla birlikte yaşıyoruz.
Özellikle Kargıcak'lı olduktan sonra, düşük yoğunlukta, doğa içinde kaybolan, koruma-kullanma ve yöreye özgü turizm kullanımı esasına dayalı mimari anlayışı benimsedim. Muğla'nın ve Bodrum Yarımadası'nın, uzun ve sağlıklı yaşamışlığın ve yaşanabilirliğin simgesi zeytin ağacını odağına almış, buranın yerlisi Mimar Erol Aksoy olarak anılmak istiyorum.
Bu bakış açısıyla planlara göre turizme verilen imar haklarının tamamını kullanmak ya da bu doğal güzelliği bozacak herhangi bir düşünce içerisinde değilim.
Denizciler Derneği'nin açıklamasında yer alan drone görüntüsündeki taş kalıntılar arazim içinde değildir. Yine de araştırttık. Herhangi bir arkeolojik kaydı olmadığı raporlandı.
"Hakkının fazlasını kullanıyor" iddiasına cevaben; tahsisle verilmiş "kullanım hakkımı" iade etmekle kalmadım, yeri geldi mülkiyetimdeki alanlardan elimle tapusunu Orman adına Mal Müdürlüğü'ne verdiğim, yani hibe ettiğim dahi oldu.
Muğla Orman Genel Müdürlüğü'nden alınmış yol tahsisimiz ve izinlerimiz var. 10m genişliğinde yol iznim olmasına rağmen en fazla 3m genişliğinde açtırdım yolları.
Yol açarken, hakkımız olmasına rağmen fazla açmadığımız gibi yeşil örtüyü artıracak düzenlemelerle de doğa ile bütünlüğü kazanıyoruz.
Bu yollar ve oluşturulan su sistemleri, Allah muhafaza, olası bir yangınla mücadele için gerekli unsurlar olup, doğayı tahrip etmek bir kenara, tam tersi, onu korumak için varlar. Yangın yolları olarak açıldılar.
Ben mimar olarak doğayı koruyan, doğayı ön plana çıkaran tasarımlar peşindeyim.
Kimisi mülkiyetli arazimde, kimisi ecrimisilini ödediğim parsellerde bulunan zeytin ve meyve ağaçlarımızın sulanması ve bakımı için kullanılan su taşıma ve sulama sistemleri alınan izin doğrultusunda yol ile bütünlük sağladığı gibi, beton yol yapılması kesinlikle söz konusu değildir.
Kamu alanı niteliğindeki sahil şeridinde geçişin veya kullanımın engellendiği kesinlikle doğru değildir.
Ziyaretçilerden arta kalan çöplerin temizliğini yaptığımız, kamuya açık koy ve sahil şeridine isteyen teknesiyle, isteyen yaya olarak, arazide oluşmuş doğal patikalardan gelmektedir.
Koylarımız sahipsiz kalmasın, sakıncalı madde ve pislik dolmasın diye bizzat kendim ilgilenmekteyim.
Ben de ayrıca bir denizciyim. Fırsat buldukça mavi tur rotalarımızı gezer, doğayı denizde de gözetmeyi görev edinirim.
Koylarımız doğayı gözeten herkese açık."
patronlardunyasi.com