Ekonomi


ABD-İsrail ile İran arasında tırmanan çatışmalar, Şubat sonundan bu yana dünyanın en kritik petrol geçiş noktası olan boğazdaki trafiği neredeyse durma noktasına getirdi. 

Bu durum özellikle Suudi Arabistan, BAE, Kuveyt ve Irak gibi üretimi artırabilecek OPEC+ ülkelerinin ihracatını sert şekilde düşürdü.

TARİHİN EN BÜYÜK ARZ ŞOKLARINDAN BİRİ

Savaşın etkisiyle küresel petrol arzında günlük 12 ila 15 milyon varillik kayıp yaşandığı tahmin ediliyor. Bu da dünya arzının yaklaşık yüzde 15’ine denk geliyor ve piyasalarda şimdiye kadarki en büyük kesintilerden biri olarak değerlendiriliyor.

Fiyatlar da bu gelişmelere paralel olarak hızla yükseldi. Ham petrol fiyatı varil başına 120 dolara yaklaşarak son dört yılın zirvesini gördü. Finans devi JPMorgan ise, Hürmüz’deki aksaklıkların Mayıs ortasına kadar sürmesi halinde fiyatların 150 doların üzerine çıkarak tarihi rekor kırabileceği uyarısında bulundu.

KISA VADEDE SOMUT BİR PETROL AKIŞI SAĞLAMAYACAK

OPEC+ içindeki sekiz ülkenin alması beklenen üretim artışı kararı, piyasaya kısa vadede somut bir petrol akışı sağlamayacak. Uzmanlara göre bu adım daha çok “boğaz yeniden açıldığında üretimi artırmaya hazırız” mesajı taşıyor.

Rusya gibi bazı üyeler ise hem Batı yaptırımları hem de altyapı hasarları nedeniyle üretim artırma kapasitesinden yoksun. Körfez ülkelerinde de füze ve İHA saldırılarının yarattığı hasarın onarılmasının aylar sürebileceği belirtiliyor.

TANKER GEÇİŞLERİNDE RİSK SÜRÜYOR

Her ne kadar zaman zaman tanker geçişleri görülse de, sektör kaynakları Hürmüz’den geçişin halen yüksek risk taşıdığına dikkat çekiyor. Bu da alınan üretim kararlarının fiili arz artışına dönüşmesini şimdilik engelliyor.

patronlardunyasi.com