Dolar
45,203
0,03%
Euro
52,957
-0,07%
Sterlin
61,3337
-0,14%
Bitcoin
3.565.434
0,09%
BİST-100
14.374,39
-0,47%
Gram Altın
6.639,744
-0,97%
Gümüş
73,91
-2,01%
Faiz
41,22
0,00%

Borsa İstanbul’da yabancı yatırımcı yeniden alışa geçti ancak işlem yapanların yerli olduğu konuşuluyor

Yeni yıla yabancı alımlarıyla hızlı bir başlangıç yapan Borsa İstanbul, yine İran Savaşı sonrası yabancı satışlarıyla gerilemişti. Yabancılar son 3 haftadır borsa tarafında alıcı konumunda. İran Savaşı’ndan bu yana yapılan yabancı işlemlerinde artıya geçildi. Ancak bazıları, son günlerdeki yabancı alımlarının arkasında, yabancı kurumlarda işlem yapan yerli yatırımcı olduğu görüşünde.

04.05.2026 10:54Güncelleme: 04.05.2026 10:56
Borsa İstanbul’da yabancı yatırımcı yeniden alışa geçti ancak işlem yapanların yerli olduğu konuşuluyor
16px
32px

Borsa DEDEKTİFİ

Borsada kafalar iyice karışık… 

Bir tarafta rekor bekleyenler diğer tarafta yükselişin sürmesi için şartların oluşmadığını düşünen karamsarlar.

Aslında bunda tuhaf bir durum yok. Ne zaman borsa rekor seviyelerine yakın hareket etse yatırımcılar hemen ikiye ayrılır. Ancak bu durum genellikle gündemin yoğun, belirsizliğin sürdüğü durumlarda görülür. 

Şimdi her iki tarafın bakış açısından durumu analiz edelim…

Yükselişin süreceğini, borsanın bu yıl 20 binli rakamları aşacağını düşünenlerin argümanlarına bakalım.

28 Şubat’ta İran Savaşı çıktı, petrol 120 dolarlara ulaştı ama borsalar hızlı toparlanıp yeni zirvelerine yükseldi. Hem de kalıcı barış anlaşmasının yapılmadığı ve gerginliğin her an sıcak çatışmaya yeniden dönebileceği bir ortamda.

Yani yükseliş bekleyenler; savaşın artık daha da uzamayacağını, kalıcı barışla petrolün yeniden 80 dolarların altına ineceğini ve yaşananların yarattığı tahribatın geçici olacağını savunuyor. Hatta ABD’de kasım ayında yapılacak seçim, Fed başkanının değişmesiyle faiz indirimlerinin önünün açılacağı beklentileri yine ‘boğaların’ sarıldığı argümanlardan…

Yükselişten ziyade düşüşün daha yüksek ihtimal olduğunu düşünenlerin görüşlerine gelirsek…

Onlar da borsaların hiçbir belirsizliğin ortadan kalkmadığı bir ortamda ‘suni’ yükseldiği ve geri dönüşlerinin bu yüzden sert olacağını savunuyor. Petrolün hala yüksek seyrini koruduğunu, savaşın her an yeniden şiddetlenebileceğini, şirket bilançolarının toparlanmakta zorlandığını dolayısıyla aşırı iyimser olunmaması gerektiğini söylüyor. 

İşte bu iki görüşün savaşını bir süre izleyeceğiz. Kimin haklı olduğunu zaman herkese gösterecek…

Ben ne aşırı iyimser ne de aşırı kötümser olunması gerektiğinin düşünen taraftayım. Temkinli olunmakta yarar var. Ancak Borsa İstanbul’da gelinen seviyeler itibarıyla toz bulutları kalkmadan gaza gelmemek gerektiğini düşünüyorum. 

Aşağı yönlü hareketler olursa da ‘çöküş geliyor’ paniği yerine kritik destek seviyelerinden pozisyon alınabileceği görüşündeyim.

Şimdi geleyim asıl konuya…

Borsa İstanbul biliyorsunuz son iki yıldır enflasyonun altında bir performans göstererek yatırımcısını üzmüştü. 

Ekim ayı sonunda 10.000 puan sınırından yukarı hareketine başlayan borsa, 18 Şubat’ta en yüksek 14 bin 532 puanı gördü. Sonra İran savaşıyla 12 bin 433 puana kadar inildi ve 21 Nisan’da 14 bin 616 puanla yeni zirvesine çıktı. 

Son dönemdeki bu hareketlerde yabancı yatırımcıların tavrı endeksin yönü üzerinde de etkili oldu. 

Ekim sonundan 18 Şubat’a kadar 3.4 milyar dolarlık net hisse senedi alan yabancılar, savaştan sonraki 3 hafta 1.2 milyar dolarlık hisse sattı. Ancak 3 hafta yabancılar yeniden alıcı konumunda. 10-24 Nisan haftasında yabancı yatırımcılar bu kez hisse senetlerinde 1.3 milyar dolarlık alım yaptı. 

Kısaca yabancılar İran Savaşı’nın başladığı 28 Şubat’tan bu yana borsada yaptıkları işlemlerde artıya geçmiş durumda. 

İşte tartışmalar da bu noktadan sonra başladı. Borsada bir kısım yabancıların geri döndüğünü ve olumlu beklentilerin korunması gerektiğini söylüyor. Bir kısım ise gelen yabancıların ‘bıyıklı’ olduğunu yani yabancı kurumlarda işlem yapan yerli yatırımcılar olduğu görüşünde.

Yatırımcı açısından ise yabancı-bıyıklı fark etmez, yeter ki borsa yükselsin! Ama yükselişin genele yayılması kritik nokta. Şu aşamada yabancı işlemleri bazı hisselerde yoğunlaşmış durumda. 

Borsada teknik görüşüm kısmına bakarsak; endeks haftaya 14 bin 442 puandan başlayacak. Geçtiğimiz günlerde 14 bin 600 puan direnci çok kez aşılmaya çalışıldı ama geçilemedi. Endeks 14 bin 100-14 bin 200 puan üzerinde kaldığı sürece sıkıntı yok. Ancak altına inilirse satış baskısı artabilir. Bu durumda da 13 bin 700-13 bin 800 puan seviyeleri test edilebilir. 

Bu hafta piyasalar İran Savaşı ile ilgili gelişmelerin yanından Nisan ayı enflasyon rakamları ve 6 Mayıs’taki CHP Kurultay davasına bakacak. 

Gerilimden uzak, sakin bir hafta olması dileğiyle…

Bereketli, bol kazançlı bir hafta olsun…

* Yukarıda yer alan bilgiler tavsiye niteliği taşımayıp yatırım danışmanlığı kapsamında değildir

patronlardunyasi.com

benzer haberler
Borsa İstanbul nisan ayında yatırımcısına güçlü reel getiri sağlarken altın yatırımcısını üzdü
Borsa İstanbul nisan ayında yatırımcısına güçlü reel getiri sağlarken altın yatırımcısını üzdü