Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'dan orman yangınlarıyla mücadeleyle ilgili 'Su atabilen İHA için çalışıyoruz' açıklaması
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, yangıların yüzde 3’ünde kasıt olduğunu, hukuki süreci sonuna kadar takip ettiklerini söyledi. Yumaklı, “Oluşan maddi zararı da rücu ediyoruz” dedi. Bakan Yumaklı, “Savunma sanayimizle beraber bir çalışmamız var. İnsansız hava araçlarının orman yangınlarında kullanılması konusu. Hali hazırda tespit için kullanıyoruz, ama bu kastettiğim direk müdahale amaçlı. Bu dünyada henüz yok. Bazı Çin menşeili birtakım uygulamaları görüyoruz ama orman yangınları zor coğrafyalarda çıkıyor. O uygulamalar ise daha düz ve kolay ulaşılabilir yerlerde. Biz gerçekten hava araçlarımız kadar etkili, su atabilen araçları insansız bir şekilde oluşturabilir miyiz? Savunma Sanayimizle bu çalışmamıza başladık" ifadelerini kullandı.

PD HABER MERKEZİ
Orman yangınlarının ana sebebinin insan olduğunu, açılan davaları sonuna kadar takip ettiklerini söyleyen Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, verilen zararın da bedelinin rücu edildiğini söyledi.
Dün İstanbul’da düzenlenen toplantıda gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bakan Yumaklı, “Orman yangınlarının çıkış sebebi içinde yüzde 3 kasıt var” dedi.
Bu oran ve faillerin kolluk güçleri tarafından tespit edildiğini dile getiren Yumaklı, “Onların raporlarından çıkartıyoruz. Torpil atmıştı Kahramanmaraş'ta. Ormanda niye torpil atıyorsun? Bu kaza değil, kasıt. Bunların cezası gerçekten ağır. Biz o orman yangını ile ilgili müdahalede sarf edilen maddi tutarı da bu yangını çıkartanlara rücu ettiriyoruz. Ve ceza alması için de sonuna kadar bizim hukuk birimimiz takip ediyor” diye konuştu.
Yangınlarda yapay zekayla ilgili yapılan çalışmaları sorduğumuzda Yumaklı’nın yanıtı şu oldu:
“Yapay zeka temelli Karar Destek Sistemi’yle, yangının seyrini tahmin edip ona göre önlem alıyoruz. Bu sistem ile riskli alanları 1 hafta önceden görüp ekiplerimizin yönlendirmesini, koordinasyonu sağlıyoruz. Burada mevcut sistemleri gelişen teknolojiye entegre edip sürekli bir gelişim içindeyiz. Özetle hem yapay zeka hem diğer teknolojik gelişmeleri orman yangınlarında aktif olarak kullanıyoruz.”
Ağaçlandırma konusunda bilimsel metodolojinin kullanıldığını ifade eden Yumaklı, Almanya örneğini verdi. Yumaklı, “2023 yılının sonunda bu konuda uzmanlarla bir çalıştay gerçekleştirdik. Bu çalıştayda bizim metodolojimizin doğruluğunu destekler nitelikte sonuç çıktı. Yanan orman alanlarının ağaçlandırılmasında bölgenin ekosistemini dikkate alıyoruz. Karadeniz'deki ağaç türüyle Akdeniz'deki ağaç türü, Ege'deki ile İç Anadolu'daki ağaç türü ya da güneydeki ağaç türü birbirinden farklı. Biz de bölgenin ekosistemine göre ağaç dikimi yapıyoruz. Tüm bu ağaçlandırma çalışmaları bilimsel veriler ışığında yapılıyor. Milyonlarca yıllık bir ekosistemi değiştiremezsiniz. Bu Almanya'da bir dönem yapılmış. Ama daha sonra birçok biyolojik problemle karşılaşmışlar ve vazgeçmişler” diye konuştu.
'HASSAS KÖYLERE KIŞIN GİDİYORUZ'
Bakan Yumaklı’nın yangınlardan en önemli konunun bilinçlendirme olduğunun altını çizerek sözlerini şöyle sürdürdü:
“Orman yangınlarını azaltmaya yönelik çok ciddi bir bilinçlendirme faaliyeti yürütüyoruz. Hem Milli Eğitim Bakanlığımız hem de Yüksek Öğretim Kurumumuzla. Bunun yanında orman yangınlarına hassas köylere ve kırsal mahallelere tek tek gidiyoruz. Burada ekiplerimiz bilgilendirme çalışmaları yapıyor. Şunu söylüyoruz: O riskli sezonda burada bir yangın çıktığında, 100 yaşında ağaçlar yanarsa bir daha o ağaçların aynı hale gelmesini bu köyde görebilecek hiç kimse kalmayacak. İkincisi, yangın çıktığında eğer bu şekilde değil de o yangına alevler için mücadele etmek üzere gelmemizi istemiyorsanız, çayınızı kahvenizi içmemizi istiyorsanız gelin hep beraber olalım. Orman köylerine özellikle son dönemlerde, onların çok acil durumlarda biz gelene kadar müdahale edebilmesi için su tankerleri vermeye başladık. Eğitimlerini de verdik. Bu da çok önemli bir nokta.”
'SU ATABİLEN İHA’LAR ÜZERİNE ÇALIŞIYORUZ'
Bakan Yumaklı’ya İHA filosu hakkında çalışmaları sorduğumuzda ise yanıtı şöyle oldu:
“Savunma sanayimizle beraber bir çalışmamız var. İnsansız hava araçlarının orman yangınlarında kullanılması konusu. Hali hazırda tespit için kullanıyoruz, ama bu kastettiğim direk müdahale amaçlı. Bu dünyada henüz yok. Bazı Çin menşeili birtakım uygulamaları görüyoruz ama orman yangınları zor coğrafyalarda çıkıyor. O uygulamalar ise daha düz ve kolay ulaşılabilir yerlerde. Biz gerçekten hava araçlarımız kadar etkili, su atabilen araçları insansız bir şekilde oluşturabilir miyiz? Savunma Sanayimizle bu çalışmamıza başladık.”
“BAYKAR, GELİŞTİRDİĞİ TEKNOLOJİYİ BİZE ADAPTE EDİYOR”
Filonun yapısıyla ilgili olarak ise “Mevcutta tespit için kullandığımız İHA’lar ile ilgili gerçekten BAYKAR'a teşekkür ederim. Bayraktar TB2’lerle bu teknolojiyi biz de kullanıyoruz. İşin teknik boyutunda hala bize destek oluyorlar. İstediğimiz herhangi bir zor durumda kaldığımızda yanımızda oluyorlar ve kendilerinin geliştirdiği herhangi bir hususu bizlere de adapte ediyorlar” dedi.
HAL YASASI KOMİSYON’A GELECEK, ARACILAR KALKACAK
Bakan Yumaklı, son dönemde gündemde olan Hal Yasası ile ilgili soruya ise şu cevabı verdi:
“Hal yasasına ilişkin çalışmalarda bakanlık olarak biz de vardık. Gıda komitesinde zaten bunların hepsi konuşuldu. Üretici birliklerinin ve kooperatiflerinin hallerde, pazarlarda daha fazla yer alması, hatta üretici birliklerinin hallerin dışında ürün satış noktaları oluşturabilmesi gibi konular. Şu anda AK Parti grubunda en son çalışmalarını tamamladılar. Sanıyorum komisyona gelecek. Daha farklı konular da var. Örneğin büyük satış noktalarının belli bir miktara kadar direkt üreticiden alabilmesini sağlayan bir sistem. Aradaki aracıları kaldıracak, daha hızlı, sözleşmeli üretimi teşvik edecek uygulamalar onun içerisinde yer almış olacak. Hep birlikte son halini görmüş olacağız. Ürünü tarladan son tüketici noktasına ne kadar hızlı getirebilirsiniz o aradaki maliyetleri azaltmış olacaksınız.”
'GIDA GÜVENLİĞİ KIRMIZI ÇİZGİMİZ'
Bakanlığın gıda güvenliğini kırmızı çizgi olarak belirlediğini söyleyen Yumaklı, “Bu konuda asla taviz yok. Hepimizin çocuğu var. Hiç kimsenin size sunmuş olduğu ürünün belirttiğinden farklı bir şekilde satması makul karşılanamaz. Böyle bir şeye hiç kimsenin hakkı yok. Şu yanlış anlaşılıyor; Niye ifşa ediyorsunuz? Gereğini yapsanıza. Biz gereğini yapıyoruz. Sonra ifşa ediyoruz. Cezasını kesiyoruz. Ürününü çektiriyoruz. Suçu hangi cezaya denk gelirse. Ondan sonra da anlık bir şekilde bunları ifşa ediyoruz. En büyük ceza da o aslında. Başladığımız gündeki gibi kararlıyız” dedi.
patronlardunyasi.com















